Perşembe, Ekim 01, 2009

Anneler ve çocukları ve Psikolojileri Üzerine bir Deneme :o) Babalar nerde? Onlar işte :o)



Büyük kızım bu yıl dört yaşını bitirip 5 yaşına girdi. Allah cümlemizin çocuğunu bizlere bağışlasın. Kocaman oldu hele bir de Ceylin i düşününce :o)
Alışveriş yaptığım siteden hediye puanım vardı ( dikkat ederseniz reklama girmesin diye isim vermedim ;o) Puanım kadar büyük prensesime oyuncak sipariş ettim. Bu bir kutu oyunu; hani kart çekersin de işte üç adım ilerle veya hayvan taklidi yap, geri dön vs. yönlendirici olanlardan. Bu tarz bir oyuncak kullanmadığımız için tepkisini merak ediyorum. Bakalım ilgi gösterecek mi ? Oyunumuzun ismi Şeker diyarı ...
Sizleri bilmiyorum ama çocuklar( şimdilik Duha konusunda) inanılmaz bir zaafiyetim var.Nasıl mı? Ona hep birşeyler almak her dediğini yapmak istiyorum. Ama tabiki yapmıyorum. Çünkü böyle birşey yaparsam kızımın ileriki hayatında tatmin olmayı bilmeyen dolayısıyla mutsuz bir birey olacağını biliyorum.
Çok sevdiğim bir ablamın diyelim bir kızı var. Kızı şimdi üniversitede okuyor. Ve kız annesine , beni "Bir dr.a götür anne "diyormuş.Çünkü mutlu olamıyormuş. Hayatta sahip olunabilecek herşeye hiç bir gayret sarfetmeden sahip olmuş. Hiçbirşeyi çok isteyipte imkanlarını zorlamanın ne olduğunu bilmemiş. Hatta okuduğu okul bile özel düşünün artık. Aile tabiki bilerek ve isteyerek çocuklarının bu hale gelmesini neden olmamışlardır. Ama yazının başında bahsettiğim bu çocuklara ebeveynlerin zaafiyeti karşı konulmaz birşey.
Çocuk yetiştirmek çok büyük bir sorumluluk. Gelecekte nasıl bir birey olacağı tamamen sizin elinizde. Temel değer yargılarını , sosyal kuralları ve bilinçliliği vs. bu çağlarda yavaş yavaş özümsemeye başlayarak öğreniyorlar. Eğer yanlış bir dalından tutarsak "ağacımız yaşken yamuk yumuk eğilir." Bununla birlikte hep kurallar koyarak ve "hayır" diyerek de acaba çocuklarımızı çok kuralcı ve pısırık mı yapıyoruz. Daha doğrusu ben Duha' ya her hayır diyişimde veya böyle yapma şöyle yapma, hatta pedagojik yaklaşımla böyle yapsak daha ii olur vs. diyerek acaba topuzu kaçırıyormuyum diyerek vicdan muhasebesi yapıyorum.
Şimdi iki çocuk oldu bu iki sorumluluk demek. Zaten koca gün muhasebe yapıyorum bu seferde eve git birinci çocuk için, ikinci çocuk için ve büyük ağbi için ;o) vicdan muhasebesi... Eşe dosta , aileye , konu komşuyaaaa...
Ya.... Yazarken bile yoruldum :o)
Ewet arkadaşlar bilgi ve birikimlerinizi paylaşmayı bekliyorum, ne yapmak lazım topuzu kaçırmadan denge sağlamak için.
Tabi bir de şu var, sağlıklı bireyler yetiştirebilmek için sağlıklı ebeveynler olmak lazım. Bu sorumluluk bizde olduğu gibi malum çoğunluk kadınlarda, ben de eşime diyorum ki" Bak koca! Nitelikli evlatlar istiyosan bana iiii davran :o)

Pazartesi, Eylül 28, 2009

Uykusuzluk çok kötü, tabir yerindeyse "zombi" oldum :o) Hele bu hafta sonu... Ailecek hepimiz hafta başı grip aşısı olduk. Ama bu Ceylin in nezle olmaması için yetmedi. Malum okullar açıldı, artık Duha ' nın burnu kurumaz. Ceylin bebek burnu tıkalı olunca( açmak için gereken herşey yapıldığı halde) ağızdan solunum yapıyor ve bu sefer gaz oluyor. Doğru düzgün ememiyor, doymayınca ağlıyor. Bakalım bu gece bizi neler bekliyor olacak :o)
Ama yine de ve HERŞEYE RAĞMEN dünyanın ENNNN GÜZELLL ŞEYİİİİ.Allah nazardan korusun, Maşallah güzellerime...
Onlar uyudukları zaman oturup onları dinliyorum. Nefes alıp vermelerini dinlemek inanılmaz huzur veriyor.
Bu arada arkadaşlardan merak edenler olmuş; Gül ve hanımelimi...
işte size kızlarımmm....

Perşembe, Eylül 24, 2009

Kırmızı balık ve sarı ördek..Kızışımın yıl sonu gösterisinden bir resim. Hamileliğimin en güzel şeyi: doğum izni :o) , ana - kız bol bol vakit geçirdik.
Bu arada bu resim çekildiğinde bebek 10 günlüktü ve onu da götürmüştük. Resimlere bakınca sizinle paylaşmak istedim

Çarşamba, Eylül 23, 2009

Buralardayım. Yıkılmadım ayaktayım:) Çok istememe rağmen teknik sebeplerden bir süre yazı yazmaya devam edemedim. Blog da bu kadar ihmale dayanamadı anlaşılan..
Çok yorgunum hatta bayram sonrası olmasına rağmen yine de yorgunum İşlerim hiç bitmiyor hep bir koşturma ve telaş içindeyim. Kurulu bir saat gibi.. Tik Tak Tik Tak ... Tek çocuk hiç çocuk demekmiş.İkinci çocuk düşüncesinde olan arkadaşlarımında gözünü korkutmak istemediğim gibi onlara herşeyi pembe gözlükten göstermek de istemiyorum.
Arkadaşlar cidden zor ama bir o kadar güzel. Sahip olunabilecek en büyük servet... Fakat bu telaşım azalan bir ivmeyle devam ediyor diyebilirim. Şu kış da bir geçse... Daha da rahatlayacağım.. Bebeğimiz maşallah çok iii.Sanki ilk defa ebevyn oluyoruz. Gaz problemleri ve uyku problemleri henüz bitmedi. Fakat asıl sorunu Duha da yaşadık malesef. Onun için de çok zor bir dönemdi. Son zamanlarda hırçınlığı giderek azaldı daha bir kabullenir oldu. Şimdi okullarda açılacak zaten tek umudumda bu. Hayatımız biraz daha düzene girecek.Yemek yememiz uykumuz tatil moduna pek alıştı. Duha'cığım geç uyandığı için geç uyuyor. Ben de onlar uyumadan iş yapamıyorum. Abla uyumadığı gibi küçüğünde uyumasına engel oluyor. Doğum yapalı yaklaşık 4.5 ay oldu. İlk günlere nispetençok yol aldım. Çok geç ve delik deşik uyuyorum. İş hayatı da doğumu müteakip 8. haftada başladığı için sabahları uyanmak ve evden çıkmak zor oluyor. Ona da alıştım. Öğlenleri de emzirmeye gidiyorum. Koşuşturmaca böylece devam ediyor. Geceleri nerede uyuyacağımı bilemeyecek kadar yorgun oluyorum. Ama çok mutluyum.. Şükürler olsun Allah' a birlik beraberliğimizi bozmasın..
Sözün özü: Bu maçı alacaz başka yolu yokk:o)

Cuma, Temmuz 10, 2009

Gül ve Hanımeli & Duha ve Ceylin


(Devam edecek...)

Cuma, Nisan 24, 2009

Gül ve Hanımeli...

Kısa denilmesinin doğru olmayacağı , uzun demenin de ayıp olduğunun farkındalığında bir zaman diliminin ardından tekrar buradayım. Özledim blogumu, yazmayı ve yazdıkça yazmayı...

Henüz doğurmadım ama düzenli doktor kontrollerim devam ediyor. Büyük gün ;11 Mayıs sabah 8:30.Son kontrolümüzde biraz canımız sıkıldı ama bugünkü ziyaret biraz daha ferahlattı. Ben ve kızımız periyodunda almamız gereken kiloyu almamışız. Önümüzde 17 gün var , hani benim kilo almamam sorun değilde kızıma kıyamam. Aradan geçen bir haftanın sonunda bugün kızımın 200 gr aldığını öğrendim. Yani tamı tamamına 2 kilo 700 gr.mış. Ama azimliyim durmadan yiyip içip yatıyorum. İnşallah 3 kiloları göreceğiz. Doktorum gereği kadar dinlenmediğimi söylüyor. Üzerine bir de bir türlü atlatamadığım gribimi de ekleyince .. Tabi aynı zamanda sporcuları kıskandıracak performansımı da düşünecek olursak aslında bu kaçınılmaz bir sonuçtu. Neyse az kaldı.

Bugün yine onu gördüm tabiki ablası da yanımdaydı. Kalp atışlarını dinledik, Duha ' nın pek anladığını sanmıyorum ama yine de pür dikkat bizi izledi. Pazartesi tekrar gideceğiz. Özledim kızımı, Allah' ım sağ ve salim kızımı kucaklamayı nasip etsin bana. İki kızım, hayattaki en büyük kazanımım.

Duha' ya hamileliğimde yine mayıs ayıydı gül fidanı almıştım her nekadar düşündüğüm gibi çıkmadı yedi veren gülü çıktı. Bu sene pıtır pıtır pembe goncalar vermiş, salon balkonunun altında . Küçük kızım içinde hanımeli seçtim onu da diktik. Bir yanda gül kokusu bir yanda hanımeli... Cananlarım...

Bu baharda misler kokacak evimiz...

Bu arada ben mi neler yapıyorum? Kızımın alışverişlerini yaptım, ne olur ne olmaz diyerekten bavulumu hazırladım. Evimiz boyandı, hafta içi son temizlik olacak. Son hafta biraz dinlenmeye ayıracağım. Ha bu arada kısmen evde olduğumdan dolayı - kısmen çünkü ben yine arada bir işe gidiyor gitmesem de hergün ofisle görüşüyorum- ev gezmelerine de gidiyorum. Ama açık söylemek gerekirse bu güzel havalarda dışarıda olmak bana daha bir huzur veriyor.

Sözün özü; Pür heyecan, biraz merak, ama mutlu kesinlikle umutlu.. Bir dönem beni bekliyor. Acaba bu bahar ne güzelliklerle gelecek? Gül ve Hanımeli ...

Salı, Şubat 10, 2009

27' yi bitirdim 28 den gün alıyorum. Al al bitmez artık :)


Bugün benim doğum günüm..

Melankoliğim....

Bir yıl daha ekledim hayat defterime, bir çizik daha attım yani.

Eşim ve dostlarım kutladı, telefonlar mesajlar. Çiçeklerimi de aldım. İşyerinde küçük bir kutlama yapacağız, akşam evde de misafirim var. Annem şehir dışında perşembe günü kısmetse geldiğinde bir daha kutlayacağız. Bu sene nedense hüzünlüyüm, tek suçlu hormonlar tabi..

Oysa mutlu olmak için o kadar çok şeye sahibim ki.. Çok şükür... Bir eşim, biri yolda olmak üzere iki tane kızım var. Beni seven bir ailem var. Uzun zamandır görüşmüyor da olsam doğumgünümü hatırlayan dostlarım var. Hatta blog yazışmaları sayesinde tanıştığım, yüzünü, sesini bilmediğim arkadaşlarım var ve beni kutluyorlar.. Sonra sağlığım yerinde, hem fiziksel hem de bazen idare eder seviyelerine inse de ruhsal sağlığım. Aç değiliz çok şükür çorbamız kaynıyor. Akşam gideceğimiz bir evimiz var. Yani bu liste gider.Binlerce kez şükürler olsun herşeye..

İyi ama ben neden böyleyim? Duyar gibiyim , hamilelikten değil mi? Ahh şu hormonlarım..

Ya hakikaten ben iyiki doğmuşum, bak ne çok şey ve kişi var hayatında yer aldığım ve yokluğumun iz bırakacağı..

Az kaldı bitecek bu durumum, bitecek bu hormonların gücü.. Ama yine de ben iyi ki doğmuşum...